Bu millet asla diz çökmez
Tarih, bazı geceleri yalnızca bir takvim yaprağı olarak kaydetmez. Bazı geceler vardır ki, bir milletin karakterini, inancını ve bağımsızlık iradesini tüm dünyaya ilan eder. İşte 15 Temmuz, Türk milletinin hafızasına kazınan, nesilden nesile aktarılacak böyle bir destandır.
O gece hedef yalnızca devlet kurumları değildi. Hedef; bu milletin iradesi, bayrağı, ezanı, vatanı ve bin yıllık kardeşliğiydi. Ancak hesap edemedikleri bir gerçek vardı: Bu toprakların insanı, söz konusu vatan olduğunda canını hiçe sayacak kadar cesur, imanını siper edecek kadar kararlı bir millettir.
Dünyaya bir kez daha gösterdik ki; Türk milleti esareti kabul etmez. Boynunu zalime eğmez. Tehdit karşısında geri çekilmez. Çünkü bizim tarihimiz, korkuyla değil, kahramanlıkla yazılmıştır.
O gece analar vardı… Evlatlarını gözünü kırpmadan vatan uğruna uğurlayan analar…
Babalar vardı… Gerekirse son nefesini ay yıldızlı bayrağın gölgesinde vermeye ant içen babalar…
Teyzeler, bacılar, kardeşler, dedeler, gençler, çocuklar… Yediden yetmişe milyonlarca yürek aynı duyguda birleşti.
O gece tek bir düşünce vardı: kendi vatanımızda onurlu, özgür ve hür yaşamak.
Tankların önüne yatanlar vardı.
Mermilere göğsünü siper edenler vardı.
Silahsız ama yürekleri imanla dolu insanlar vardı.
Ellerinde ne top vardı ne tüfek… Ne zırhlı araçları vardı ne de ağır silahları… Onların tek gücü; inançları, cesaretleri ve vatan sevgileriydi.
“Bir canımız var; o da bu vatana feda olsun.” diyerek yürüdük.
Ve kazandık.
Çünkü bir millet, bağımsızlığı için ayağa kalktığında hiçbir tank onu ezemez, hiçbir kurşun onu teslim alamaz bunu biz millet olarak canımız pahasına ispatladık.
15 Temmuz; millet olmanın ne demek olduğunu bütün dünyaya gösterdiğimiz gündür. Kardeşliğimizin, birlik ve beraberliğimizin, aynı bayrak altında tek yürek olabildiğimizin en güçlü ispatıdır.
Bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak; bunu canını ortaya koyan aziz şehitlerimize, gazilerimize ve o gece meydanları dolduran milyonlara borçluyuz. Milletimizin bizlerin hepimiz fedakârlığı, bu milletin hafızasında sonsuza kadar yaşayacaktır.
Unutulmamalıdır ki, bu milleti yıkmak isteyenlerin en büyük korkusu; Türk milletinin birlik içinde neler başarabileceğini bilmeleridir. Çünkü biliyorlar ki biz ayrıştığımızda değil, kenetlendiğimizde yenilmez oluruz. Aynı safta omuz omuza durduğumuzda, hiçbir güç bu aziz vatanın bağımsızlığına zincir vuramaz.
Bizler Malazgirt’in ruhunu, Çanakkale’nin imanını, Sakarya’nın direnişini ve 15 Temmuz’un cesaretini aynı yürekte taşıyan bir milletiz. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de, yarın da, vatanımıza uzanan her eli kıracak iradeye sahibiz.
Bu vesileyle bu topraklar uğruna can veren tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve dualarla anıyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Rabbim bu millete bir daha böyle acılar yaşatmasın.
Vatanımız ebediyen hür, milletimiz sonsuza kadar birlik ve beraberlik içinde kardaş olsun.
Çünkü biz büyük bir milletiz.
Vatan söz konusu olduğunda gerisini teferruat sayan, gerektiğinde canını ortaya koyan, istiklali ve istikbali uğruna dünyaya meydan okuyan büyük bir milletiz.
Mehmet Hakan Karaaslan
SİYASET
6 saat önceSİYASET
8 saat önceEĞİTİM
8 saat önceSİYASET
10 saat önceADIYAMAN
11 saat önceADIYAMAN
11 saat önceSİYASET
12 saat önce
1
Adıyaman Turizmle Ayağa Kalkabilir!
6831 kez okundu
2
FAİZ KISKACINDA BİR EKONOMİ: YÜZDE 60 İLE TİCARET MÜMKÜN MÜ?
5967 kez okundu
3
Gücün Tutkusu ve İnsan Ruhunun Yanılgısı
3686 kez okundu
4
45 Yıllık Bir Müsibetin Sonu: Umuda Açılan Kapı
2873 kez okundu
5
Sözlerin Gücü: Edebiyatın Derin Dünyasında Uzun Bir Yolculuk
2395 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.