Aynı zamanda binlerce yıllık devlet geleneğimizin ve tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir.
Milletimiz; kökleri İskitlerden, Hunlardan ve kadim bozkır medeniyetlerinden gelen binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. Büyük Hun Devleti’nden Göktürklere, Selçuklulardan Osmanlı’ya uzanan bu tarih yolculuğunda Türk milleti yalnızca devlet kuran değil; çağ açıp çağ kapatan, medeniyet inşa eden bir millet olmuştur.
Kavimler Göçü, Malazgirt Zaferi, İstanbul’un Fethi, Yavuz Sultan Selim Han’ın Mercidabık ile Ridaniye zaferleri sonrası halifeliği Osmanlı’ya taşıması ve Çanakkale zaferi; tarihimizin en önemli dönüm noktaları arasında yer almıştır. Çünkü Türk milleti yalnızca kılıçla değil; nizam, adalet ve devlet aklıyla da tarihe yön vermiştir.
İşte bu büyük dönüm noktalarından biri de emperyalist devletlere karşı verilen Milli Mücadele’dir.
Mustafa Kemal Atatürk, Rauf Orbay ve Refet Bele başta olmak üzere beraberindeki kahramanlarla İstanbul’dan Samsun’a geçerek milletin yeniden diriliş ateşini yakmıştır. O dönem sahada aktif görev yapan Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri, Kuvâ-yi Milliye ruhu ve ardından düzenli ordunun teşekkülü ile birlikte Mete Han’dan bu yana yaklaşık 2200 yıllık Türk kara gücü yeniden toparlanmış ve dünyaya ders vermiştir.
Milletimiz; gerek cephede savaşarak, gerek cephe gerisinde yürütülen istihbarat, lojistik ve dirayet mücadelesiyle yok edilemeyeceğini yedi düvele göstermiştir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü Türk gençliğine armağan etmesi tesadüf değildir. Bu; milletimizin ve devletimizin sonsuza kadar var olma iddiasının genç nesillere emanet edilmesidir. Eğitimde, bilimde, kültürde, sanatta ve teknolojide kendini geliştiren bir gençliğin ancak bu ülküyü taşıyabileceği mesajı daha o günlerden verilmiştir.
Kendisine doğum tarihi sorulduğunda “19 Mayıs” cevabını veren Gazi, bu kutlu günün önemini millete anlatmak istemiştir. Bizlere adeta rehber olarak bıraktığı Nutuk eserine ise şu tarihi cümleyle başlamıştır:
“1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım.”
Bugün Türk gençliğine düşen görev ve sorumluluk; milletimizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma ülküsü uğruna kendini geliştirmek, gerektiğinde can vererek, gerektiğinde ömrünü vakfederek bu vatana hizmet etmektir.
Mehmet Küçük Mali Müşavir
SİYASET
13 saat önceEKONOMİ
16 saat önceSİYASET
16 saat önceADIYAMAN
16 saat önceADIYAMAN
16 saat önceSPOR
16 saat önceADIYAMAN
16 saat önce
1
Adıyaman Turizmle Ayağa Kalkabilir!
6818 kez okundu
2
FAİZ KISKACINDA BİR EKONOMİ: YÜZDE 60 İLE TİCARET MÜMKÜN MÜ?
5947 kez okundu
3
Gücün Tutkusu ve İnsan Ruhunun Yanılgısı
3671 kez okundu
4
45 Yıllık Bir Müsibetin Sonu: Umuda Açılan Kapı
2863 kez okundu
5
Sözlerin Gücü: Edebiyatın Derin Dünyasında Uzun Bir Yolculuk
2371 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.