6 Şubat felaketinin ardından Adıyaman, tarihinin en büyük yıkımlarından birini yaşadı. Şehrimizin sokaklarında dolaşırken yükselen vinçleri, yeni yapılan konutları ve hummalı bir altyapı çalışmasını görmek mümkün. Peki, gazete başlıklarında sıkça gördüğümüz “Devlet Yatırımları” rakamları, Adıyaman’ın gerçek ihtiyaçlarını karşılamaya ve hak ettiğini vermeye yetiyor mu?
Bugün Adıyamanlı hemşehrilemizin zihnini meşgul eden en kritik soru bu.
Rakamların Ötesindeki Gerçeklik
Afet sonrası süreçte devletin Adıyaman’a ciddi bütçeler ayırdığı, kalıcı konutların teslim edilmeye başlandığı ve altyapı yenileme projelerinin devreye girdiği yadsınamaz bir gerçek. Ancak “hak edilen yatırımı almak” sadece başımızı sokacağımız dört duvarın inşa edilmesinden ibaret değildir.
Bir şehrin ihyası; sanayisinin, tarımının, istihdamının ve sosyo-kültürel hayatının ayağa kaldırılmasıyla mümkündür.
“Ev Verdik” Demek Yetmez: Sosyal ve Ekonomik İhya
Deprem sonrasında yapılan yatırımların büyük bir kısmı doğal olarak enkaz kaldırma ve konut yapımına aktarıldı. Ancak Adıyaman halkı sadece barınmak değil; iş kurmak, üretmek ve çocuklarına bu şehirde güvenli bir gelecek sunmak istiyor.
Bir şehre yatırım yapmak, sadece beton dökmek değildir; o şehrin insanına, hafızasına ve geleceğine inanmaktır.
Eğer verilen destekler sadece yara sarmakla sınırlı kalır, Adıyaman’ı bölgesel bir ekonomik aktör yapacak vizyoner projelerle desteklenmezse; bugün yatırımlardan “hak ettiğimizi aldığımızı” söylemek zorlaşır.
Sonuç: Adıyaman Takipçi Değil, Öncelikli Olmalı
Adıyaman, gerek geçmişteki sabrı gerekse felaket dönemindeki direnci ile devletine ve milletine olan bağlılığını her zaman kanıtlamış bir şehirdir. Şehrimizin mülki idarecileri, siyasetçileri ve sivil toplum kuruluşları tek bir ses olmalı; yatırımların sadece kâğıt üzerinde kalmamasını, sahada en hızlı ve verimli şekilde hayata geçmesini sağlamalıdır.
Evet, devletimiz sahadadır ve bir gayret vardır. Fakat Adıyaman’ın kayıplarının derinliği düşünüldüğünde, bize sunulanın “standart bir yatırım” değil, “pozitif ayrımcılık içeren özel bir kalkınma hamlesi” olması şarttır.
Adıyaman hak ettiğini alıyor mu? Çalışmalar sürüyor, ancak Adıyaman’ın tam anlamıyla ayağa kalkması ve hak ettiği değeri bulması için sesimizi daha gür çıkarmaya, taleplerimizi daha net ifade etmeye ihtiyacımız var.
Çünkü bu şehir, sadece yeniden kurulmayı değil, büyümeyi ve güçlenmeyi hak ediyor.
Zeynal Selahattin Alptekin
ADIYAMAN
Az önceADIYAMAN
Az önceİLÇELER
13 dakika önceADIYAMAN
16 dakika önceSİYASET
19 dakika önceADIYAMAN
18 saat önceEKONOMİ
18 saat önce
1
Adıyaman Turizmle Ayağa Kalkabilir!
6831 kez okundu
2
FAİZ KISKACINDA BİR EKONOMİ: YÜZDE 60 İLE TİCARET MÜMKÜN MÜ?
5965 kez okundu
3
Gücün Tutkusu ve İnsan Ruhunun Yanılgısı
3685 kez okundu
4
45 Yıllık Bir Müsibetin Sonu: Umuda Açılan Kapı
2871 kez okundu
5
Sözlerin Gücü: Edebiyatın Derin Dünyasında Uzun Bir Yolculuk
2393 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.