3 Kasım 2002… Türkiye’de siyaset sahnesinde yeni bir sayfa açılırken, kadim medeniyetlerin kesişim noktası Adıyaman için de yeni bir dönem vaad ediliyordu. AK Parti’nin iktidara geldiği o ilk günden bugüne çeyrek asra yakın bir zaman geçti. Peki bu uzun süreçte Adıyaman, genel bütçeden ve devlet yatırımlarında gerçekten “hak ettiğini” alabildi mi? Yoksa Meclis sıralarını dolduran milletvekillerimiz, şehrin lobi gücünü tam manasıyla sahaya yansıtamadı mı?
Bu soru, bugün Adıyaman sokaklarında, kahvehanelerinde ve 6 Şubat felaketinin ardından kurulan konteyner kentlerde hâlâ ilk günkü hararetiyle tartışılıyor.
Rakamlar, Barajlar ve Yollar: Masadaki Tablo
Sezar’ın hakkını Sezar’a vererek başlayalım: 2002’den bu yana Adıyaman’a hiçbir şey yapılmadı demek vicdani bir yaklaşım olmaz.
Ancak meselenin bir de “Hak edilen ile alınan arasındaki fark” boyutu var.
Adıyaman, kurulduğu günden bu yana AK Parti’ye en yüksek oy oranlarıyla destek veren, “rekor” kıran şehirlerarasında yer aldı. Sandıkta gösterilen bu koşulsuz ve devasa siyasi desteğin karşılığında; sanayileşme, teşvik bölgesi avantajları, hızlı tren hattı projeleri ve istihdam odaklı dev devlet yatırımları konusunda Adıyaman, komşu illerin (Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya gibi) çoğu zaman gerisinde kaldı. Şehrin tütününe getirilen yasal sınırlamalar ve alternatif gelir kapılarının geç açılması, ekonomik kalkınmanın hızını kesti.
2002’den Bugüne Vekillerin Performansı: Lobi Gücü mü, Protokol Siyaseti mi?
2002’den günümüze AK Parti çatısı altında Adıyaman’ı Meclis’te temsil eden onlarca milletvekili geldi geçti. Kimileri bakan yardımcılığı, grup başkanvekilliği ve meclis komisyon başkanlıkları gibi kritik makamlara yükselerek Adıyaman adına Ankara’da ciddi bir bürokratik ağırlık oluşturdu.
Peki, vekiller Adıyaman’a yatırım getirmek için nasıl çalıştılar?
6 Şubat Sonrası Ve Gelecek Muhafazası
6 Şubat depremleri, Adıyaman’ın sadece binalarını değil, ekonomik ve sosyal dengelerini de yıktı. Bu büyük felaket sonrası devletin şehre ayırdığı kaynak ve TOKİ konutları hamlesi, cumhuriyet tarihinin en büyük yatırım akışını zorunlu kıldı.
Ancak bugün Adıyamanlı hemşehrilerimizin sorduğu esas soru şudur: “Biz bu desteği almak için devasa bir felaket mi yaşamalıydık?”
Sonuç olarak; Adıyaman 2002’den bu yana devlet yatırımlarından hiç şüphesiz payını aldı. Ancak sandığa koyduğu devasa siyasi sermaye ile terazinin diğer kefesindeki devlet yatırımları kıyaslandığında, Adıyaman’ın alacağı hâlâ vardır.
Vekillerin yıllar içindeki gayretleri yadsınamaz; fakat Adıyaman’ı bir “ara durak” veya “oy deposu” olmaktan çıkarıp sanayi, tarım ve turizm merkezine dönüştürecek vizyoner hamleler konusunda sınıfta kalındığı noktalar da aşikardır. Adıyaman artık vaat değil; tamamlanmış barajlar, bacası tüten fabrikalar ve demir ağlarla örülmüş bir gelecek bekliyor.
Zeynal Selahattin Alptekin
EĞİTİM
1 saat önceEĞİTİM
2 saat önceADIYAMAN
2 saat önceEĞİTİM
9 saat önceSİYASET
9 saat önceÖZEL HABERLER
9 saat önceSAĞLIK
1 gün önce
1
Adıyaman Turizmle Ayağa Kalkabilir!
6834 kez okundu
2
FAİZ KISKACINDA BİR EKONOMİ: YÜZDE 60 İLE TİCARET MÜMKÜN MÜ?
5971 kez okundu
3
Gücün Tutkusu ve İnsan Ruhunun Yanılgısı
3690 kez okundu
4
45 Yıllık Bir Müsibetin Sonu: Umuda Açılan Kapı
2877 kez okundu
5
Sözlerin Gücü: Edebiyatın Derin Dünyasında Uzun Bir Yolculuk
2405 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.