Hasetliğin Gölgesinde Değil, Birliğin Işığında Bir Adıyaman
Toplumları geriye götüren en büyük tehlike yalnızca yoksulluk, afetler ya da dış tehditler değildir. Asıl tehlike; hasetlik, çekememezlik, iftira ve insanların birbirini aşağı çekme gayretidir. Çünkü bir şehir, önce binalarıyla değil; vicdanıyla, adaletiyle ve birbirine duyduğu güvenle ayakta kalır.
Ne acıdır ki bugün başarılı olanı alkışlamak yerine karalamaya çalışan, üreteni desteklemek yerine yıpratmayı tercih eden bir anlayışla karşı karşıya kalabiliyoruz. Oysa atalarımız boşuna “Yiğidi öldür, hakkını yeme.” dememiştir. Bir insanı sevmeyebilirsiniz, aynı düşüncede olmayabilirsiniz; ancak ortaya koyduğu emeği, yaptığı hizmeti ve gösterdiği başarıyı inkâr etmek, hakikate sırt çevirmektir.
Bir başka atasözümüz, “Meyve veren ağaç taşlanır.” der. Çünkü taşlanan ağaç, meyve veren ağaçtır; kurumuş dallara kimse taş atmaz. Toplum için çalışan, üreten, mücadele eden insanlar da çoğu zaman asılsız ithamların ve haksız eleştirilerin hedefi olur. Fakat tarih göstermiştir ki taş atanlar unutulur, eser bırakanlar ise hatırlanır.
Bugün Adıyaman’ın en büyük ihtiyacı; ayrışmak değil birleşmek, birbirini yıpratmak değil birbirine güç vermektir. Depremin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan bu şehir, enerjisini dedikoduya ve kişisel hesaplara değil; kalkınmaya, eğitime, üretime ve gençlerimizin geleceğine harcamalıdır.
Geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz, umutla bakabilecekleri bir Adıyaman’ı hak ediyor. Onlara bırakacağımız en değerli miras; iftiranın değil dürüstlüğün, hasedin değil dayanışmanın, kişisel çıkarların değil ortak hedeflerin konuşulduğu bir şehir olmalıdır.
Toplumsal sorumluluk sadece ihtiyaç sahiplerine yardım etmek değildir. Aynı zamanda haksızlık karşısında susmamak, doğruyu savunmak ve toplum için emek veren insanların yanında durmaktır. Eğer bir insan, yaptığı çalışmalar ve ortaya koyduğu başarı nedeniyle iftiralarla karalanmaya çalışılıyorsa, buna sessiz kalmak haksızlığın büyümesine zemin hazırlar.
Atalarımız, “İt ürür, kervan yürür.” diyerek boş sözlerin ve karalama çabalarının, hedefi olan insanların yolunu kesemeyeceğini anlatmıştır. Aynı şekilde “Güneş balçıkla sıvanmaz.” sözü de gerçeğin er ya da geç ortaya çıkacağını ifade eder. Hakikati örtmeye çalışanlar olabilir; ancak hakikatin üzeri sonsuza kadar örtülemez.
Bugün taş üstüne taş koymaya cesaret edemeyen, sorumluluk almaktan kaçınan, konfor alanlarından çıkamayan insanlar; gecesini gündüzüne katarak çalışan, memleketi için fedakârlık yapan ve toplum adına mücadele eden insanları yıldıramayacaktır. Çünkü konuşmak kolaydır; üretmek zordur. Eleştirmek kolaydır; çözüm üretmek zordur. Seyretmek kolaydır; sorumluluk almak cesaret ister.
Tarih boyunca şehirlerini ve ülkelerini değiştirenler; kenardan izleyenler değil, elini taşın altına koyanlar olmuştur. Bugün de Adıyaman’ın ihtiyacı olan insanlar; bahane üretenler değil, çözüm üretenlerdir.
Artık birbirimizin eksiklerini büyütmek yerine başarılarını çoğaltmayı öğrenmeliyiz. Çünkü bir insanın başarısı sadece kendisinin değil, yaşadığı şehrin de kazancıdır. Başarıyı cezalandıran toplumlar yerinde sayar; başarıyı destekleyen toplumlar ise geleceği inşa eder.
İstiklâl Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi:
Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.
Bugün bu dizelerin anlamını her zamankinden daha fazla idrak etmek zorundayız. Ayrıştığımızda zayıflar, birleştiğimizde güçleniriz. Birbirimizi yıpratarak değil, birbirimize omuz vererek Adıyaman’ı yeniden ayağa kaldırabiliriz. Hasetliğin ve çekememezliğin değil; dayanışmanın, emeğin ve kardeşliğin hâkim olduğu bir şehir inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Gelin, hasetliğin karanlığını değil, dayanışmanın aydınlığını büyütelim. Gençlerimize umut olan, birbirine güvenen, emeğe saygı duyan ve ortak geleceği için omuz omuza yürüyen bir Adıyaman inşa edelim. Çünkü bu şehir, birbirini tüketenlerin değil; birbirine güç verenlerin omuzlarında yükselecektir.
Hasan Nusret Düşük
ADIYAMAN
8 dakika önceADIYAMAN
13 dakika önceİLÇELER
50 dakika önceADIYAMAN
52 dakika önceSİYASET
56 dakika önceADIYAMAN
18 saat önceEKONOMİ
18 saat önce
1
Adıyaman Turizmle Ayağa Kalkabilir!
6831 kez okundu
2
FAİZ KISKACINDA BİR EKONOMİ: YÜZDE 60 İLE TİCARET MÜMKÜN MÜ?
5965 kez okundu
3
Gücün Tutkusu ve İnsan Ruhunun Yanılgısı
3685 kez okundu
4
45 Yıllık Bir Müsibetin Sonu: Umuda Açılan Kapı
2871 kez okundu
5
Sözlerin Gücü: Edebiyatın Derin Dünyasında Uzun Bir Yolculuk
2393 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.