Bazı şehirler vardır, sadece harita üzerinde bir yer değil, insanın içinde bir sızıdır. 6 Şubat’tan bu yana Adıyaman, hepimizin kalbinde o derin sızının ve bitmek bilmeyen vakur bir hüznün adı oldu. Evet, Adıyaman bu büyük felakette en ağır yarayı alan, en sessiz ama en derinden sarsılan ilimiz oldu. Ancak bugün geldiğimiz noktada, o sessizliği umudun ve yeniden inşanın şarkısına dönüştürmek bizlerin elinde.
Bir Şehri Değil, Bir Aileyi Ayağa Kaldırmak
Adıyaman’ı sadece binalarıyla değil; komşuluğuyla, sofrasındaki ekmeği bölüşmesiyle, o meşhur samimiyetiyle tanırız. Şimdi bu kadim şehri ayağa kaldırmak, sadece bir inşaat faaliyeti değil, bir vefa borcudur. Devletimizin imkanları, hükümetimizin kararlılığı ve milletimizin sarsılmaz dayanışması; Adıyaman’ın her bir sokağında hissedilmeli.
Bu süreçte sadece devlet kurumlarımızın değil, iş dünyasından sivil toplum kuruluşlarına, sanatçısından esnafına kadar herkesin elini taşın altına koyması gereken bir dönemdeyiz. Çünkü Adıyaman, bir binanın yükselmesinden çok daha fazlasına; bir dost eline, “buradayız” diyen bir sese ve geleceğe dair somut bir umuda ihtiyaç duyuyor.
Ortak Akıl, Tek Yürek
Adıyaman’ın yeniden doğuşu; sosyal, psikolojik ve yapısal olarak tam bir seferberlik ruhuyla mümkündür:
Sıcak Bir Yuva, Güçlü Bir Gelecek: Modern ve güvenli konutların yanı sıra, bu şehre ruhunu veren esnafın dükkanını, ustanın tezgahını yeniden canlandırmalıyız.
Ruhumuzu İyileştirmek: Enkaz altından sadece bedenleri değil, hayalleri de çıkarmalıyız. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin psikolojik olarak kendilerini güvende hissedecekleri sosyal alanlara daha fazla odaklanmalıyız.
Birlikte Yönetmek: Şehrin yerel dinamikleriyle, halkın beklentileriyle şekillenen bir “ortak akıl” mekanizması, Adıyaman’ın dokusunu koruyarak onu daha ileriye taşıyacaktır.
Adıyaman Bize Emanet
Bizler, zor zamanlarda kenetlenmeyi en iyi bilen milletiz. Adıyaman’ın o güzel güneşinin, Nemrut’un eteklerinden yeniden huzurla doğması için gün, küskünlük ya da yorgunluk günü değildir. Gün; “Seninleyiz Adıyaman” diyerek, karınca kararınca herkesin bu büyük imeceye bir tuğla koyma günüdür.
Gelin, bu yarayı beraber saralım. Gelin, Adıyaman’ın çocuklarına gülümseyebilecekleri bir gelecek borcumuzu hep birlikte ödeyelim. Çünkü Adıyaman ayağa kalkarsa, içimizdeki o büyük sızı dinecek; Adıyaman iyileşirse, Bizler ile tamamlanacaktır.
Bülent Özdüzen
ADIYAMAN
Az önceADIYAMAN
43 dakika önceADIYAMAN
46 dakika önceADIYAMAN
48 dakika önceADIYAMAN
3 saat önceADIYAMAN
4 saat önceADIYAMAN
4 saat önce
1
Adıyaman Turizmle Ayağa Kalkabilir!
6750 kez okundu
2
FAİZ KISKACINDA BİR EKONOMİ: YÜZDE 60 İLE TİCARET MÜMKÜN MÜ?
5910 kez okundu
3
Gücün Tutkusu ve İnsan Ruhunun Yanılgısı
3620 kez okundu
4
45 Yıllık Bir Müsibetin Sonu: Umuda Açılan Kapı
2833 kez okundu
5
Sözlerin Gücü: Edebiyatın Derin Dünyasında Uzun Bir Yolculuk
2296 kez okundu