Kredi kartları günlük hayatımızın, faiz ödemeleri ise aile bütçelerimizin alışılmış bir parçası hâline geldi. Marketten akaryakıta, giyimden faturalara kadar birçok harcamayı kartla karşılıyor, ödeme yükünü sonraki aya taşıyoruz. Oysa kart limiti, cebimizdeki para veya kazandığımız gelir değildir. Özellikle ekstre borcunun tamamını ödeyemediğimiz hâlde kartla harcamaya devam etmek, ekonomik açıdan mantıklı olmaktan çıkar. Bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek ayın gelirini de tüketmeye başlar, zamanla kazancımızın bir bölümünü geçmiş harcamaların faizine ayırırız. Harcama kolaylığı, ödeme gücümüzün önüne geçtiğinde kredi kartı bütçemizi zorlayan sürekli bir borç kaynağına dönüşebilir.
BDDK’nın 1 Ekim 2026 tarihli yeni düzenlemesiyle kredi kartlarında asgari ödeme oranını belirleyen limit sınırı 50.000 TL’den 100.000 TL’ye yükseltildi. Buna göre limiti 100.000 TL ve altında olan kartlarda dönem borcunun yüzde 20’si, 100.000 TL’nin üzerinde olan kartlarda ise yüzde 40’ı asgari ödeme olarak uygulanacak. Böylece limiti 50.000 TL’nin üzerinde olup 100.000 TL’yi aşmayan kartlarda asgari ödeme oranı yüzde 40’tan yüzde 20’ye düşüyor. Ancak aylık zorunlu ödemenin azalması, borcun veya faiz maliyetinin azaldığı anlamına gelmiyor. Daha az ödeme yapmak o ay için rahatlama sağlayabilir; geriye kalan borç ise sonraki ayın bütçesini zorlamaya devam eder.
Faizin asıl tehlikesi, borcu taşımanın maliyetini artırarak ödeme gücümüzü giderek daraltmasıdır. Asgari tutarı zamanında ödemek, kalan dönem borcuna faiz işlemesini engellemez; ödenmeyen kısma akdi faiz uygulanır. Bu borca yeni harcamalar da eklendiğinde, her ay ödeme yaptığımız hâlde borcumuzu azaltmakta zorlanabiliriz. Bir kartı başka bir borçla kapatmak da kalıcı çözüm sağlamayabilir. Bu nedenle alışveriş borcunda faiz yükünden kaçınmak için ekstredeki dönem borcunun tamamı son ödeme tarihine kadar ödenmelidir; nakit avans işlemlerinde faiz uygulaması farklıdır. Harcamalarımızı kart limitimize göre değil, gelirimize ve ödeme gücümüze göre belirlemeliyiz. Çünkü bugün düşünmeden kullandığımız her borç, yarın emeğimizin karşılığından ve ihtiyaçlarımız için ayırabileceğimiz paradan pay alır.
Mehmet Küçük/Mali Müşavir
İLÇELER
1 gün önceİLÇELER
1 gün önceADIYAMAN
1 gün önceEĞİTİM
1 gün önceADIYAMAN
1 gün önceADIYAMAN
1 gün önceEKONOMİ
1 gün önce
1
Adıyaman Turizmle Ayağa Kalkabilir!
6841 kez okundu
2
FAİZ KISKACINDA BİR EKONOMİ: YÜZDE 60 İLE TİCARET MÜMKÜN MÜ?
5979 kez okundu
3
Gücün Tutkusu ve İnsan Ruhunun Yanılgısı
3695 kez okundu
4
45 Yıllık Bir Müsibetin Sonu: Umuda Açılan Kapı
2881 kez okundu
5
Sözlerin Gücü: Edebiyatın Derin Dünyasında Uzun Bir Yolculuk
2416 kez okundu