Türkiye de güneydoğuyu merak edip tur ile gezmeye gelen vatandaşlarımıza yani;
Türkiye’yi karış karış gezen, Güneydoğu’nun sıcaklığını, tarihini ve kültürünü merak eden birçok ziyaretçiyle konuşuyorsunuz… “Hangi illeri gezdiniz?” diye soruyorsunuz. Cevap hep aynı:
“Antep, Urfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Malatya…”
Peki Adıyaman?
Sanki haritanın görünmez bir köşesinde, sanki haritada böyle bir şehir yok. Kimsenin ne aklında ne hafızasında unutulmuş gibi…
Birçoğunun aklına bile gelmiyor.
Oysa Adıyaman, Türkiye’nin en kadim uygarlıklarına ev sahipliği yapmış; Kommagene’nin evi, Nemrut’un tahtı, tarihiyle nefes alan bir şehir. Ama ne yazık ki, “var ama yokmuş gibi duran şehir” kimliğinden bir türlü kurtulamıyor.
Neden?
Çünkü bu şehir; tanıtımda geride kalmış, ilgili makamlar tarafından gerektiği kadar savunulmamış, hiçbir siyasi partinin projeleri içinde bulunmayan, yatırımlarda hep “sırayı bekleyen” bir pozisyona çekilmiş bir şehir.
Depremlerle yorgun düşen, ekonomik kayıplarla boğuşan, nüfusu günden güne eriyen Adıyaman’ın sesi, Türkiye’nin büyük gürültüsü içinde kaybolmuş durumda.
Tur şirketlerinin rotalarında tek bir satır, tek bir durak bile yok çoğu zaman… Tur şirketlerinde bile adı geçmiyor.
O rotalar Mardin’in taş sokaklarında dolaşırken, Urfa’nın sıra gecelerinde şenlenirken, Diyarbakır’ın surlarından çıkıp, Antep’in mutfağında büyülenirken Adıyaman adeta unutulmuş bir miras gibi kenarda kalıyor.
Oysa Adıyaman:
. Gerger ilçesinin kalyonlaro tarihi yerleri.
. Samsat ilçesinin tarihi dokusu ve en önemlisi Sahabesi. Dünyada yeri bilinen iki sahabeden birisi Adıyaman Samsat’ta.
. Gölbaşı ilçemizin gölü dünya üzerinde bu kıtadaki kuşların göç için geçidi ve durağı. Kuş cenneti diğer adı ile.
. Merkezde roman tarihinin fışkırdığı birçok yer mozaik sergileri, romandan kalan izler, tarihi antik kral mezarlıkları perre antik kenti.
Peki, neden bu şehir hâlâ yeterince bilinmez?
Neden bir “Güneydoğu turu” denince insanların aklına gelmez?
Çünkü Adıyaman’ın en büyük eksikliği: ‘kendini anlatamamak ’tır.
Siyasetçisi, yöneticisi, iş insanı, STK’sı, basını, genci, yaşlısı… Bu şehirde herkes kendi dünyasında, kendi mücadelesinde.
Bir şehri görünür kılan şey, o şehri el birliğiyle ayağa kaldırma gücüdür.
O ses maalesef Adıyaman’da çok zayıf çıkıyor.
Depremden sonra yaşanan kayıplar, ekonomik zorluklar, artan göç ve moral çöküşü de eklenince şehir, zaten cılız olan sesini daha da kaybetti.
Artık Adıyaman’ın görünmezliği kabul edilemez.
Burası, kimliğini ve değerini unutturmayacak kadar köklü bir şehir. Kadim bir şehir.
Milattan önce 250 yani yaklaşık 2.250 yıllık uygarlık geçmişi var.
Mağara resimlerinde ise 25 bin yıllık bir geçmişi var.
Türkiye’nin kültür atlasında silik bir yer değil; tam aksine, çok daha parlak bir sayfa olmayı hak ediyor.
Ne yapılmalı?
Çünkü bir şehir önce kendi içinden yükselen sesle büyür, sonra ülkeye ve dünyaya duyulur.
Adıyaman haritada var.
Hakikat olan, hafızalarda da hak ettiği yeri alma zamanıdır.
Hazırsanız, bu görünmezliği hep birlikte kırabiliriz. Ses verin yada ses verenlere destek verin.
Mehmet Hakan Karaaslan Mali müşavir
SİYASET
18 saat önceADIYAMAN
18 saat önceADIYAMAN
18 saat önceADIYAMAN
2 gün önceADIYAMAN
2 gün önceADIYAMAN
2 gün önceADIYAMAN
2 gün önce
1
Öğretmenler Korosundan Kahtalı Mıçe’ye Türkülerle anma gecesi düzenlendi
17075 kez okundu
2
Polat: “Biz bu şehre sevdalıyız, biz Adıyaman’a aşığız, biz bu şehrin insanına gönülden bağlıyız.”
13737 kez okundu
3
Yıldırım’dan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlama Mesajı
11303 kez okundu
4
MİLLETVEKİLİ ALKAYIŞ: AK PARTİ, ÇAĞIMIZIN PARTİSİDİR
8652 kez okundu
5
Adıyaman’da depreme dirençli yeni çarşı projesi hızla yükseliyor
7863 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.