Bir insanın hayatta sahip olduğu en kıymetli şey candır…
Ve bizler o canı, en zor anlarımızda hastanelerin yoğun bakım ünitelerine emanet ediyoruz.
Özellikle entübe hastaların bulunduğu yoğun bakım servislerinde ailelerin yaşadığı psikolojik yükü anlamak için o kapının önünde saatlerce haber bekleyen bir anne, bir baba, bir evlat olmak yeterlidir. İçeride ne olduğunu bilmeden, yalnızca doktorlardan gelecek birkaç cümleye umut bağlamak kolay değildir.
İşte tam da bu noktada artık çağın gerekliliklerini konuşmak zorundayız.
İnsanlar arabalarının güvenliği için bile endişe ederken kamera taktırırken neden yoğun bakımlarda kamera olmasın ki?
Yoğun bakım ünitelerinde, hasta mahremiyetini koruyacak şekilde kontrollü canlı kamera sistemleri kurulmalıdır. Çünkü insanlar, en sevdikleri kişilerin durumunu güvenli bir sistem üzerinden takip edebilmelidir. Bu sadece teknolojik bir yenilik değil; aynı zamanda vicdani bir ihtiyaçtır.
Bugün birçok aile, “Acaba hastama yeterince müdahale ediliyor mu?”, “Şu an durumu nasıl?”, “Yanında biri var mı?” gibi sorularla geceleri uyuyamıyor. Kamera sistemi, doktorların ve sağlık çalışanlarının emeğini sorgulamak için değil; ailelerin içini rahatlatmak, güven duygusunu artırmak için gereklidir.
Elbette sağlık çalışanlarımız büyük fedakârlıklarla görev yapıyor. Günlerce evine gitmeden çalışan, insanların yaşaması için mücadele eden doktorlarımızı ve hemşirelerimizi her zaman takdir etmek gerekir. Ancak şeffaflık, güveni azaltmaz; aksine güçlendirir.
Gelişen teknoloji artık buna imkan tanıyor. Güvenli erişim sistemleriyle sadece hasta yakınlarının ulaşabileceği kontrollü yayınlar oluşturulabilir. Böylece hem hasta hakları korunur hem de ailelerin yaşadığı büyük psikolojik yük bir nebze hafifler.
Yoğun bakım servislerinin kapısının önünde yatan ve bekleyen hasta yakınları veya bahçede yatan hasta yakınları bu şekilde hem buralarda beklememiş bu rezaleti çekmemiş olur hem de kameradan istediği anasını görerek içini rahatlatabilir.
İnsanlar sevdiklerinin nefes alıp verdiğini görmek istiyor.
Bir elin tutulduğunu, bir mücadelenin sürdüğünü bilmek istiyor.
Bu bir lüks değil, insani bir taleptir.
Artık sağlık sisteminde sadece tedaviyi değil, güveni ve şeffaflığı da konuşma zamanı gelmiştir.
Çünkü bahse konu candır, insandır.
Mehmet Hakan Karaaslan
İLÇELER
1 gün önceİLÇELER
1 gün önceİLÇELER
1 gün önceSİYASET
1 gün önceADIYAMAN
1 gün önceEĞİTİM
1 gün önceADIYAMAN
1 gün önce
1
Adıyaman Turizmle Ayağa Kalkabilir!
6842 kez okundu
2
FAİZ KISKACINDA BİR EKONOMİ: YÜZDE 60 İLE TİCARET MÜMKÜN MÜ?
5980 kez okundu
3
Gücün Tutkusu ve İnsan Ruhunun Yanılgısı
3696 kez okundu
4
45 Yıllık Bir Müsibetin Sonu: Umuda Açılan Kapı
2881 kez okundu
5
Sözlerin Gücü: Edebiyatın Derin Dünyasında Uzun Bir Yolculuk
2419 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.