DOLAR 47,91780,00%
EURO 55,4825-0,07%
ALTIN 6.772,41-0,48
BITCOIN 30729031.1%
Adıyaman
°

SABAHA KALAN SÜRE

BETON YİYİP MADEN İÇECEĞİZ

BETON YİYİP MADEN İÇECEĞİZ

ABONE OL
23 Nisan 2026 18:46
BETON YİYİP MADEN İÇECEĞİZ
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Adıyaman Radyo Tek Dinle

Kalemi elime aldığımda siyasetten uzak bir tarım yazısı yazayım dedim ama ne yaptıysam başaramadım. Tarım sektörünün sorunları, sorunu oluşturanlar dönüyor dolanıyor bu iktidara uzanıyor.

Dikkatli okurlarım bilirler, tarım ile ilgili onlarca yazı yazdım. Gençlerin çiftçilikten uzaklaştığını bunun gelecekte ülke tarımı için büyük bir sıkıntı yaratacağını defalarca dile getirdim. Bundan 7-8 yıl önce üretimdeki çiftçi yaşının 55 olduğunu gençleri ve kadınları çiftçiliğe teşvik etmemiz gerektiğini haykırdım. Bugün çiftçilerimizin ortalama yaşı 58.

Tarım dünyanın her yerinde stratejik bir sektördür. Ülkemizde ise milli güvenlik sorun kadar önemlidir. Hangi çağda yaşarsak yaşayalım tarımdan vazgeçemeyiz. Aksine nüfus artışı devam ettikçe, iklim şartları değiştikçe tarım daha çok önem kazanıyor.

Avrupa birliği ülkeleri bütçelerinden tarıma yüzde 40 pay ayırıyor. 2050 yılında dünya nüfusunun 9.5 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Günümüzde 1 milyar insan açlıkla karşı karşıya. Bu nedenle ülkelerin tarımdaki verimi en az yüzde 60 artırması gerekiyor. Eğer bu başarılamazsa önümüzdeki 30-35 yıl içerisinde Dünyada gıda savaşları ile karşı karşıya kalacak.

Dünyada gelişmiş ülkeler kendilerini buna göre hazırlıyor peki bizde durum ne? Bizde tarım üvey evlat muamelesi görüyor. Kanunla milli gelirin %1i çiftçiler destek olarak ödenmesi gerekirken fiiliyatta binde 6 olarak ödeniyor. Tarım bakanı olarak atanan kişilerin hiç biri yeterliliğe sahip değil. Geçmişte kepek bulamıyoruz diye yakınan hayvan üreticisine kepek ekin diyen bir bakanımız vardı. Şimdi ise tarımda eksi 12.7 büyüdük diye bizimle alay eden bir bakanımız var.

Tüm ülke inşaat ve maden sahasına dönüştürüldü. 29 ilin %67 sinde maden açma izni verildi. Güzelim tarım arazileri hobi bahçeleri adı altında işgal ediliyor. Geçmişte rahmetli babam ve amcam Adıyaman’da farklı tarihlerde farklı yerlerde çiftçilik yapmıştı şimdi o verimli araziler üzerinde binalar yükselmiş durumda. İşte bu nedenlerle her geçen yıl çiftçi sayımız ve üretim alanımız düşüyor. Son 23 yılda tarım arazilerinde %10 orman arazilerinde % 7 azalma olmuş. Yüzlerce yıllık zeytinlikler tüm itirazlara rağmen maden adına sökülmeye devam ediliyor insanların tapulu arazilerine el konuyor karşı çıkanlar içeri atılıyor.

Bana göre ilimizin en önemli sorunu tarımsal sulamadır. Bu yılki yağışlara bakıp kendimizi kandırmayalım. Milletvekillerimizin en öncelik vermesi gereken hizmet tarımsal sulamadır. Depremin yaraları sarılır, binalar dikilir, yollar yapılır ama tarımdaki sorunları görmez, gidermezsek bu ilin, bu ülkenin geleceğini ipotek altına alırız.

Nitekim o hale de gelmiş durumdayız. Yüzün üzerinde ülkeden 135 değişik sebze, meyve ve gıda ürünü ithal ediyoruz.

Ayçiçeğini Moldova, Romanya ve Bulgaristan’dan, Pirinci Bulgaristan, Rusya, Yunanistan’dan, Arpayı Rusya ve Ukrayna’dan, Mercimeği Kanada ve Kazakistan’dan, Fındığı Almanya’dan, Nohudu Arjantin, Meksika, Bangladeş ABD ve Rusya’dan, Mısırı Rusya, Ukrayna ve Romanya’dan, Buğdayı Rusya ve Kazakistan’dan, börülceyi Madagaskar’dan, cevizi ABD ve Şili’den…………..bu uzar gider. İthalata verdiğimiz her kuruş o ülkenin çiftçisine verdiğimiz destektir. Oysa ülkemiz çiftçisi mazot, gübre, tohum, ilaç, elektrik gibi girdilerin altında ezilip durmaktadır. Türk tarımı imdat diyor bu sese kulak verin.

ASIM ÖCAL

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.