6 Şubat’ın o karanlık gecesinden bu yana Adıyaman olarak çok büyük sınavlardan geçtik, geçmeye de devam ediyoruz. Yıkılan binalarımızı, kaybolan canlarımızı kalbimize gömüp bu şehri yeniden ayağa kaldırmak için hep birlikte omuz omuza verdik. Şehrin sokaklarına yeniden can suyu veren, hayatın normale dönmesi için konteynerlerde, prefabrik alanlarda tozun toprağın içinde memleketini terk etmeyen kimdi? Hiç şüphesiz cefakar Adıyaman esnafı.
Ancak bugün, sokaklarımızda yeni bir kriz tırmanıyor. Adıyaman esnafı, depremin fiziki yıkıntılarından kurtulmaya çalışırken, bu kez de “fahiş kira artışları” adı verilen ekonomik bir enkazın altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya.
Son zamanlarda şehir merkezinde, yerinde dönüşüm alanlarında ya da hasarsız dükkanlarda mülk sahiplerinin talep ettiği akılalmaz kira artışları, esnafımızın dayanma gücünü artık son raddesine getirdi. Dükkan kiralarının vicdan sınırlarını aşarak katlanması, sadece küçük esnafı değil, bu şehrin topyekün ekonomik toparlanmasını da baltalıyor.
Yasal Tavan Belli, Peki Ya Vicdanın Sınırı?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre şu an konutlarda ve iş yerlerinde uygulanabilecek yasal kira artış tavan sınırı %32,24 seviyelerindedir. Kanun açık, net ve bağlayıcı. Ancak sahaya indiğimizde, Adıyaman sokaklarındaki gerçeklerin bu hukuki oranlarla uzaktan yakından alakası olmadığını görüyoruz.
Mülk sahiplerinin yasal sınırı hiçe sayarak %100’leri, hatta %200’leri bulan zam dayatmaları, esnafı ya dükkanı boşaltıp kepenk kapatma ya da borç batığına saplanma ikilemiyle baş başa bırakıyor. Unutulmamalıdır ki iş yeri kiraları konut gibi değildir; esnaf dükkanını taşırken sadece bir adres değiştirmez, yılların emeğiyle oluşturduğu müşteri çevresini, ticaret hafızasını ve markasını da kaybeder. Mülk sahiplerinin bu “çaresizliği” bir fırsatçılığa dönüştürmesi, ne ticaret ahlakına sığar ne de hemşehrilik hukukuna.
Esnaf Kepenk Kapatırsa Şehir Karanlığa Gömülür
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları’nın da sesini yükselttiği bu feryat kulak ardı edilemez. Zaten artan elektrik, SGK/Bağ-Kur primleri, vergi yükleri ve yüksek genel maliyetlerle boğuşan küçük işletmeler, bir de bu fahiş kira yükünü sırtlayamaz. Üstüne üstlük zincir mağazaların ve e-ticaretin ezici rekabet baskısı altındaki yerel esnafımızı koruyamazsak, yarın bu şehirde alışveriş yapacak, mahalle kültürünü yaşatacak, güvenle selam verecek bir esnaf bulamayacağız.
Eğer kiralar konusunda acil, makul ve caydırıcı adımlar atılmazsa; Adıyaman’ı terk etmeyip direnen esnafımız ya kepenk kapatacak ya da bu şehirden göç etmek zorunda kalacaktır. Esnafın şehri terk etmesi, Adıyaman’ın geleceğinin karanlığa gömülmesi demektir.
Ne Yapılmalı?
Kira meselesini sadece mülk sahibi ile kiracının vicdanı arasına sıkıştırmak, bu şehre yapılacak en büyük kötülüktür.
Adıyaman’ı seviyorsak, bu şehrin sokaklarının yeniden şenlenmesini istiyorsak, önce o sokakların ışığı olan esnafımıza sahip çıkmalıyız. Gün, fırsatçılık günü değil; esnafımızın elinden tutma, bu fahiş kira yangınını hep birlikte söndürme günüdür.
Zeynal Selahattin Alptekin
selahattinalptekin@hotmail.com
SİYASET
1 gün önceGAZETE
1 gün önceEKONOMİ
1 gün önceADIYAMAN
1 gün önceEĞİTİM
2 gün önceİLÇELER
2 gün önceEĞİTİM
2 gün önce
1
Adıyaman Turizmle Ayağa Kalkabilir!
6820 kez okundu
2
FAİZ KISKACINDA BİR EKONOMİ: YÜZDE 60 İLE TİCARET MÜMKÜN MÜ?
5951 kez okundu
3
Gücün Tutkusu ve İnsan Ruhunun Yanılgısı
3674 kez okundu
4
45 Yıllık Bir Müsibetin Sonu: Umuda Açılan Kapı
2866 kez okundu
5
Sözlerin Gücü: Edebiyatın Derin Dünyasında Uzun Bir Yolculuk
2374 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.