Yıllarca Güneydoğu’nun en sakin, komşuluk ilişkilerinin en güçlü olduğu, dillere destan hoşgörüsüyle “Huzurun Başkenti” olarak anılan Adıyaman, son dönemde ne yazık ki manşetleri süsleyen asayiş olaylarıyla, sokak aralarındaki gerginliklerle ve tırmanan şiddet sarmalıyla gündeme geliyor. Peki, bu kentin sosyal dokusunda ne değişti de o dingin iklim yerini öfkeye ve çatışmaya bıraktı?
Bir kenti şiddet sarmalına sürükleyen dinamikler tek bir nedene indirgenemez. Adıyaman’ın yaşadığı bu sosyolojik kırılmanın arkasında yatan temel etkenleri şöyle özetleyebiliriz:
Adıyaman’ın yeniden o eski huzurlu günlerine dönmesi imkansız değil. Ancak bunun için sadece emniyet tedbirlerini artırmak yeterli olmayacaktır. Kentin bozulan sosyal dokusunu tamir edecek psikososyal destek mekanizmalarının kurulması, gençlere yönelik istihdam ve sosyal alan projelerinin hızla hayata geçirilmesi gerekiyor.
Adıyaman halkı “huzurun başkenti” unvanını bir temenni olarak değil, günlük yaşamın doğal bir parçası olarak yeniden solumak istiyor. Şehrin mülki amirleri, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleri geç kalmadan bu yangına ortak bir akılla müdahale etmelidir.
Zeynal Selahattin Alptekin
EĞİTİM
1 saat önceEĞİTİM
1 saat önceADIYAMAN
1 saat önceEĞİTİM
9 saat önceSİYASET
9 saat önceÖZEL HABERLER
9 saat önceSAĞLIK
1 gün önce
1
Adıyaman Turizmle Ayağa Kalkabilir!
6834 kez okundu
2
FAİZ KISKACINDA BİR EKONOMİ: YÜZDE 60 İLE TİCARET MÜMKÜN MÜ?
5971 kez okundu
3
Gücün Tutkusu ve İnsan Ruhunun Yanılgısı
3690 kez okundu
4
45 Yıllık Bir Müsibetin Sonu: Umuda Açılan Kapı
2877 kez okundu
5
Sözlerin Gücü: Edebiyatın Derin Dünyasında Uzun Bir Yolculuk
2405 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.